Usages of hizmet
Kuaför dükkanı bana kasaptan daha pahalı görünüyor, ama burası gerçekten kaliteli hizmet sunuyor.
(English: “The hairdresser’s shop seems more expensive than the butcher’s, but it truly offers high-quality service.”)
Hizmet hızlı.
The service is fast.
Şirketin ve hastanenin yönetim ekipleri, çalışanlarla düzenli toplantılar yaparak hizmet kalitesini artırmaya çalışıyor.
The management teams of the company and the hospital are trying to improve service quality by holding regular meetings with their employees.
Hizmetlerimizi ulaşılabilir kılarak, müşteri memnuniyetini artırıyoruz.
By making our services accessible, we increase customer satisfaction.
Üniversiteden mezun olan arkadaşım, teknoloji alanında uzmanlaşmış ve şefkatli bir yaklaşımla toplumsal hizmette bulunuyor.
My friend, who graduated from university, has specialized in technology and participates in community service with a compassionate approach.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.