Usages of katkı
Toplantıda bir uzman, bilimsel verilerle katkı sağladı.
In the meeting, an expert contributed with scientific data.
Senin küçük bir fikrin bile büyük katkı olarak kabul edilebilir.
Even your small idea can be regarded as a big contribution.
Toplantıya katılarak projeye değerli bir katkı sağladım.
By attending the meeting, I made a valuable contribution to the project.
Her birey topluma küçük katkılar yaparak büyük değişiklikler yaratabilir.
Every individual can create great changes by making small contributions to society.
Şirket hem ithalat hem de ihracat yapıyor; ihracat ülkemizin kalkınmasına, ithalat ise ürün çeşitliliğine katkı sağlıyor.
The company both imports and exports; export contributes to our country’s development, while import enhances product variety.
Çocuklara şefkatle yaklaşan annem, onların gelişimine katkı sağlıyor.
My mother, who treats her children with compassion, contributes to their development.
O, projede gösterdiği çabalar sayesinde, kolektif başarıya önemli bir katkı sağladı.
He made an important contribution to our collective success through his efforts on the project.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.