Usages of güçlendirmek
Merhamet göstermek, insanları birleştirir ve dostluğu güçlendirir.
Showing compassion unites people and strengthens friendship.
Ben futbol oynuyorum ve bu, vücudumu güçlendirmek için iyidir.
I am playing football and this is good for strengthening my body.
Zorluklarla baş etmek için sebat etmek irademizi güçlendirir.
Persevering through difficulties strengthens our willpower.
Empati göstermek, insan ilişkilerini güçlendiren en önemli erdemlerden biridir.
Showing empathy is one of the most important virtues that strengthens human relationships.
Demokratik değerler, toplumun bütünlüğünü güçlendirir.
Democratic values strengthen social cohesion.
Mütevazı tutum, dostluk ilişkilerini güçlendirir.
A humble attitude strengthens friendships.
Görgü, arkadaşlıkları güçlendirir.
Etiquette strengthens friendships.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.