Usages of fark etmek
Fark ettin mi, senin çantan benimkinden daha hafif, ama sen yine de çok yoruluyorsun.
(English: “Have you noticed your bag is lighter than mine, yet you still get very tired?”)
Ben gürültüyü fark ettim.
I noticed the noise.
Onun belirgin yetenekleri iş yerinde hemen fark edilir.
His distinct talents are immediately noticeable at work.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.