Usages of ses
Kuru yapraklar sonbaharda yerde birikiyor ve hoş bir ses çıkarıyor.
Dry leaves accumulate on the ground in autumn and make a pleasant sound.
Ses çok güzel.
The sound is very nice.
Yolda yürürken garip bir ses işittim, ama nereden geldiğini anlayamadım.
(English: “While walking on the road, I heard a strange sound but couldn’t figure out where it came from.”)
Bazen evde rüzgarın sesini işitmek beni rahatlatıyor, özellikle gece sessiz olunca.
(English: “Sometimes hearing the wind at home relaxes me, especially when it’s quiet at night.”)
Pencere açıksa sokaktan gelen sesleri daha net duyabilirsin.
(English: “If the window is open, you can hear the sounds from the street more clearly.”)
Kemanın sesi odada yankılandı.
The sound of the violin echoed in the room.
Sokaklarda dolaşırken, canlılık dolu müzik sesi beni heyecanlandırıyor.
While walking in the streets, the vibrant sound of music excites me.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.