Usages of katmak
Yeni baharat gerçekten lezzet katacak, tarif daha da güzel olacak.
The new spice will really add flavor; the recipe will become even nicer.
Bazı insanlar yemeğe çok tuz katıyor, sonra paylaşmak istemiyorlar.
Some people add too much salt to the food, then they do not want to share it.
Yenilik projeye güç katıyor.
Innovation adds strength to the project.
Dostluk, hayata anlamlılık katar.
Friendship adds meaningfulness to life.
Biberin aroması yemeğe lezzet kattı.
The aroma of the pepper added flavor to the dish.
Acı biber, yemeğe lezzet katmaya neden oldu.
Hot pepper caused the meal to gain flavor.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.