Usages of kırılmak
Ben dizüstü bilgisayar alacağım, çünkü eskisi kırıldı.
I will buy a laptop because the old one is broken.
Arkadaşım dizüstü bilgisayarını yolda düşürdü, bu yüzden ekran kırıldı.
My friend dropped his laptop on the road, so the screen broke.
Kilit kırıldı.
The lock broke.
Cam kırıldı.
The glass broke.
Kupa kırıldı.
The cup broke.
Ampul kırıldı.
The lightbulb broke.
Ütü masası kırıldı, yenisini almam gerekiyor.
The ironing board broke; I need to buy a new one.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.