Along with doing (-makla beraber)

QuestionAnswer
to facilitate / to make easier
kolaylaştırmak
to alienate / to keep away
uzaklaştırmak
Along with making our lives easier, technology distances us from each other.
Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmakla birlikte bizi birbirimizden uzaklaştırıyor.
function
işlev
indispensable
vazgeçilmez
These devices have many new functions, in fact they have now become indispensable.
Bu cihazların birçok yeni işlevi var, hatta artık vazgeçilmez oldular.
convenience / ease
kolaylık
to restrict / to limit (curtail, constrain)
kısıtlamak
Along with providing a great convenience, the new software restricts our freedom.
Yeni yazılım büyük bir kolaylık sağlamakla beraber özgürlüğümüzü kısıtlıyor.
dependent / addicted
bağımlı
productivity
üretkenlik
We weren't this dependent on technology in the past, and our productivity was increasing.
Eskiden teknolojiye bu kadar bağımlı değildik ve üretkenliğimiz artıyordu.
privacy
mahremiyet
Along with distancing us from reality, social media also harms our privacy.
Sosyal medya bizi gerçeklikten uzaklaştırmakla beraber mahremiyetimize de zarar veriyor.
The management realized that this function restricted the users.
Yönetim, bu işlevin kullanıcıları kısıtladığını fark etti.
addiction
bağımlılık
This application being indispensable must have created an addiction in him.
Bu uygulamanın vazgeçilmez olması onda bir bağımlılık yaratmış olmalı.
Instead of making tasks easier, these notifications lower our productivity.
İşleri kolaylaştırmak yerine, bu bildirimler üretkenliğimizi düşürüyor.
Every convenience that the internet brings makes us more dependent on it.
İnternetin getirdiği her kolaylık bizi ona daha çok bağımlı yapıyor.
Along with protecting us, security cameras also disturb us.
Güvenlik kameraları bizi korumakla beraber rahatsız da ediyor.
Along with creating addiction, technology harms privacy.
Teknoloji bağımlılık yaratmakla beraber mahremiyete zarar verir.
Technology causes addiction, along with making life easier.
Teknoloji, hayatı kolaylaştırmakla beraber bağımlılığa neden olur.
This device consumes the battery, along with working fast.
Bu cihaz, hızlı çalışmakla birlikte bataryayı tüketir.
Social media wastes time, along with being useful.
Sosyal medya, faydalı olmakla beraber zaman kaybettirir.
Smart phones distance us from reality, along with providing comfort.
Akıllı telefonlar, konfor sağlamakla birlikte bizi gerçeklikten uzaklaştırır.