Usages of zorlaştırmak
Kararsızlık, önemli anlarda doğru tercihi yapmayı zorlaştırır.
Indecision makes it difficult to make the right choice in crucial moments.
Yağmur, dışarıda yürümeyi zorlaştırıyor.
The rain makes walking outside difficult.
Değişken fiyatlar alışveriş yapmayı zorlaştırabilir.
Variable prices can make shopping difficult.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.