Usages of kaygan
Buzlu kaldırımlarda yürürken zemin çok kaygandı.
While walking on icy sidewalks, the ground was very slippery.
Mutfakta dökülen su yüzünden tezgah kaygan duruyordu.
In the kitchen, the countertop was slippery due to spilled water.
Patika yağmur yağınca kaygan oluyor.
The trail becomes slippery when it rains.
Beton yol kaygan.
The concrete road is slippery.
Cadde boyunca yürürken zemin kaygan olabilir.
The ground can be slippery while walking along the avenue.
Eğer kayalıklar kaygan olursa, kanyon patikasında dikkatli yürümeliyiz.
If the rocks are slippery, we must walk carefully on the canyon trail.
Üst geçit yağmurda kaygan oluyor; dikkatle çık.
The overpass gets slippery in the rain; go up carefully.
Gölete yaklaşırken dikkatli olmakta fayda var, çünkü çimen yağmurdan sonra kaygan oluyor.
It is a good idea to be careful when approaching the pond, because the grass gets slippery after rain.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.