Usages of parlak
Sabah erkenden uyandım ve mücevher gibi parlak bir gökyüzünü seyrettim.
I woke up early and watched a sky as bright as a jewel.
Gün batımında gökyüzü olağanüstü parlak renklere büründü.
At sunset, the sky turned into exceptionally bright colors.
Odam, yeni aldığım lambalar sayesinde parlak ve çekici bir aydınlığa kavuştu.
My room achieved a bright and attractive illumination thanks to the new lamps I bought.
Yeni ayna, odanın daha parlak görünmesini sağladı.
The new mirror has made the room look brighter.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.