Usages of gece
Yakındaki fabrika dün gece geç saatlere kadar çalıştırıldı, bu durum bazı kişileri rahatsız etti.
The nearby factory was operated until late at night yesterday, and this situation bothered some people.
Gece uzun ve sakin.
The night is long and calm.
Bu sabah kardeşim huysuz uyandı, belki gece iyi uyuyamadı.
My sibling woke up grumpy this morning; maybe he hasn’t slept well.
Bazen evde rüzgarın sesini işitmek beni rahatlatıyor, özellikle gece sessiz olunca.
(English: “Sometimes hearing the wind at home relaxes me, especially when it’s quiet at night.”)
Gece çay eşliğinde yapılan muhabbet, dostlukları pekiştirdi.
The chat over tea at night strengthened the friendships.
Her gece rüyamda, kaybettiklerime duyduğum özlemi canlandırırım.
Every night in my dreams, I relive the longing for what I have lost.
Gece müzik dinlerken, tutkuyla dolu şarkılara kendimi kaptırıyorum.
At night, while listening to music, I lose myself in songs filled with passion.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.
Your questions are stored by us to improve Elon.io
You've reached your AI usage limit
Sign up to increase your limit.