Usages of gürültü
Bebek uyuyor, ama kız çok gürültü yapıyor.
The baby is sleeping, but the girl is making a lot of noise.
Ben gürültü sevmiyorum.
I do not like noise.
Ben gürültüden kaçınıyorum.
I am avoiding noise.
Rüzgar bahçede daha çok gürültüye yol açıyor.
The wind causes more noise in the garden.
Sokakta çok gürültü var, ben evde kalmak zorundayım.
There is a lot of noise in the street, I have to stay at home.
Çalışmak için uygun bir ortam arıyorum, burada çok gürültü var.
I am looking for a suitable environment to work in; it’s too noisy here.
Ben gürültüyü azaltıyorum.
I am reducing the noise.
Ben gürültüyü fark ettim.
I noticed the noise.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.