Usages of zaten
Zaten yorgunum.
I am tired anyway.
O zaten çok genç.
He is very young anyway.
Saçların zaten düz, tarak kullanmana gerek yok.
Your hair is already straight, you don't need to use a comb.
Zaten bakımlı bir kadınsın, endişelenmene gerek yok.
You are already a well-groomed woman, you don't need to worry.
Zaten bu iftirayı ispatlayamaz ki!
He can't prove this slander anyway!
Bugün dışarı çıkmıyoruz, hava zaten kasvetli.
We are not going out today; the weather is gloomy anyway.
Ben zaten evcimen biriyim, evde hiç sıkılmam.
I am a homebody anyway; I never get bored at home.
Evde pineklemekte fayda var, bugün zaten çok halsizim.
There is a benefit in lazing around at home; I am very sluggish today anyway.
Bu loş odada insan zaten mayışıyor.
In this dim room, one gets drowsy anyway.
Filmi sevmiyor değilim, ama zaten uyukluyorum.
It is not that I don't like the movie, but I am dozing off anyway.
Madem zaten hastasın, evde dinlenmen lazım.
Since you are sick anyway, you need to rest at home.
Onu neden partiye davet ediyorsun? O zaten evcimen.
Why are you inviting him to the party? He is a homebody anyway.
Dışarı çıkmak istemiyor değilim, ama hava zaten kasvetli.
It is not that I don't want to go out, but the weather is gloomy anyway.
Oda zaten loş; biraz daha uyuklamakta fayda var.
The room is dim anyway; there is a benefit in dozing off a little more.
Zaten halsizim; bugün sadece kanepede pinekleyeceğim.
I am sluggish anyway; today I will just laze around on the sofa.
Zaten diyet yapmıyorum, tatlı bir kaçamak yapmakta fayda var.
I am not on a diet anyway, there is a benefit in having a sweet treat.
İki tane kahve içtim ama zaten çok yorgundum.
I drank two coffees, but I was already very tired anyway.
Bugün zaten çok miskinim, hafta sonu küçük bir kaçamak yapmak istiyorum.
I am already very sluggish today, I want to make a little getaway this weekend.
Hava zaten kasvetli, çok miskinim ve mayışıyorum.
The weather is gloomy anyway, I am very sluggish and I am getting drowsy.
Zaten dışarı çıkasım yok, hiç takatim kalmadı.
I don't feel like going out anyway, I have no energy left.
Evde kalmamız lazım, zaten geç oldu.
We need to stay at home, it is already late anyway.
Şekerleme yapacağım, zaten çok yorgunum.
I am going to take a nap, I am already very tired anyway.
Keşke dışarı çıkmasaydım, zaten hava berbat.
I wish I hadn't gone out, the weather is awful anyway.
Zaten hiç takatim yok, biraz gevşemek istiyorum.
I have no energy left anyway, I want to relax a little.
Zaten evdeyim, şekerleme yapıyorum ve gevşiyorum.
I am at home anyway, I am taking a nap and relaxing.
Fırsatçılar bu ganimeti zaten paylaşmıştı.
The opportunists had already shared this loot.
Learn zaten and more in Turkish
All course content and exercises are completely free — no paywalls, no trial periods, no signup needed.
- ✓ Practice with interactive exercises
- ✓ Track your progress with spaced repetition
- ✓Learn at your own pace — completely free