| Question | Answer |
|---|---|
| makeup | makyaj |
| self | kendi |
| I do my makeup myself every morning. | Her sabah makyajımı kendim yapıyorum. |
| When do you do your makeup? | Ne zaman makyaj yapıyorsun? |
| to shave | tıraş olmak |
| Do you shave yourself every day? | Her gün kendin mi tıraş oluyorsun? |
| to dry | kurulamak |
| I shave and dry myself with a towel. | Tıraş oluyorum ve kendimi havluyla kuruluyorum. |
| to comb | taramak |
| Does that girl comb her hair herself? | O kız saçını kendisi mi tarıyor? |
| nail | tırnak |
| My mother combed my hair but I cut my nails myself. | Annem saçımı taradı ama tırnaklarımı kendim kestim. |
| The baby didn't dry himself after the bath. | Bebek banyodan sonra kendini kurulamadı. |
| to iron | ütülemek |
| How did you iron this black shirt yourself? | Bu siyah gömleği kendin nasıl ütüledin? |
| to repair | tamir etmek |
| My husband didn't iron his trousers but he repaired the radio himself. | Kocam pantolonunu ütülemedi ama radyoyu kendisi tamir etti. |
| Which car did you repair yourself? | Hangi arabayı kendin tamir ettin? |
| I clean my nails myself. | Tırnaklarımı kendim temizliyorum. |
| to succeed / to achieve | başarmak |
| My teacher, I accomplished this difficult project myself! | Öğretmenim, bu zor projeyi kendim başardım! |
| I learned Turkish myself at home. | Evde Türkçeyi kendim öğrendim. |
| to teach | öğretmek |
| He accomplished this difficult job himself and taught me. | Bu zor işi kendisi başardı ve bana öğretti. |
| I am teaching myself Turkish. | Ben kendime Türkçe öğretiyorum. |
| broken, out of order | bozuk |
| My phone is broken. | Telefonum bozuk. |
| I repaired the broken watch myself. | Bozuk saati kendim tamir ettim. |
| The elevator is broken again. | Asansör yine bozuk. |
Your questions are stored by us to improve Elon.io