Negative ability relatives (-(y)amayacağı)

QuestionAnswer
paralyzed
felçli
movement
hareket
physiotherapist
fizyoterapist
I am a physiotherapist who will help you with the movements that a paralyzed patient cannot do.
Ben felçli bir hastanın yapamayacağı hareketlerde sana yardımcı olacak bir fizyoterapistim.
painful
ağrılı
to squat
çömelmek
Squatting is not the only movement that you cannot do with your painful joints.
Ağrılı eklemlerinle yapamayacağın tek hareket çömelmek değil.
endurance
dayanıklılık
grip / grasp
kavrama
If he had done endurance training, there would not be a weight he could not lift or a grip movement he could not do.
Eğer dayanıklılık antrenmanı yapsaydı, kaldıramayacağı bir ağırlık veya yapamayacağı bir kavrama hareketi olmazdı.
cartilage
kıkırdak
tendon
tendon
Because of cartilage and tendon damage, there are pains that you cannot bear.
Kıkırdak ve tendon hasarı yüzünden katlanamayacağın ağrılar var.
sole / base (bottom)
taban
spasm
spazm
I will explain the distances you cannot walk because of the spasm in the sole of your foot, like in yesterday's meeting.
Ayak tabanındaki spazm yüzünden yürüyemeyeceğin mesafeleri dünkü toplantıdaki gibi anlatırım.
He is applying a difficult technique that no physiotherapist can show to patients like that.
O, hiçbir fizyoterapistin hastalara öyle gösteremeyeceği zor bir teknik uyguluyor.
He examined the grip practice that the paralyzed man could never do in yesterday's lesson.
Felçli adamın asla yapamayacağı kavrama pratiğini dünkü derste inceledi.
Once your cartilage problem reaches a painful level, the things you cannot do increase.
Kıkırdak problemin ağrılı bir seviyeye geldi mi, yapamayacağın şeyler çoğalır.
There are endurance exercises that your tendons cannot bear without resting.
Tendonlarının dinlenmeksizin dayanamayacağı dayanıklılık egzersizleri var.
Until the spasm in your leg finishes, squatting is an action that you cannot fully do.
Bacağındaki spazm bitene kadar, çömelmek tam yapamayacağın bir eylem.
A flat sole does not mean difficult roads that you can never run on.
Düz bir taban, asla koşamayacağın zorlu yollar demek değil.