Already or anyway (zaten)

QuestionAnswer
gloomy, dreary
kasvetli
We are not going out today; the weather is gloomy anyway.
Bugün dışarı çıkmıyoruz, hava zaten kasvetli.
homebody
evcimen
I am a homebody anyway; I never get bored at home.
Ben zaten evcimen biriyim, evde hiç sıkılmam.
to laze around
pineklemek
sluggish, weak
halsiz
There is a benefit in lazing around at home; I am very sluggish today anyway.
Evde pineklemekte fayda var, bugün zaten çok halsizim.
dim, dimly lit
loş
to feel drowsy, to get sluggish
mayışmak
In this dim room, one gets drowsy anyway.
Bu loş odada insan zaten mayışıyor.
to doze off
uyuklamak
It is not that I don't like the movie, but I am dozing off anyway.
Filmi sevmiyor değilim, ama zaten uyukluyorum.
Since you are sick anyway, you need to rest at home.
Madem zaten hastasın, evde dinlenmen lazım.
Why are you inviting him to the party? He is a homebody anyway.
Onu neden partiye davet ediyorsun? O zaten evcimen.
It is not that I don't want to go out, but the weather is gloomy anyway.
Dışarı çıkmak istemiyor değilim, ama hava zaten kasvetli.
The room is dim anyway; there is a benefit in dozing off a little more.
Oda zaten loş; biraz daha uyuklamakta fayda var.
I am sluggish anyway; today I will just laze around on the sofa.
Zaten halsizim; bugün sadece kanepede pinekleyeceğim.
small indulgence, escapade
kaçamak
I am not on a diet anyway, there is a benefit in having a sweet treat.
Zaten diyet yapmıyorum, tatlı bir kaçamak yapmakta fayda var.
I drank two coffees, but I was already very tired anyway.
İki tane kahve içtim ama zaten çok yorgundum.
lethargic, sluggish
miskin
I am already very sluggish today, I want to make a little getaway this weekend.
Bugün zaten çok miskinim, hafta sonu küçük bir kaçamak yapmak istiyorum.
The weather is gloomy anyway, I am very sluggish and I am getting drowsy.
Hava zaten kasvetli, çok miskinim ve mayışıyorum.
energy / strength (physical)
takat
I don't feel like going out anyway, I have no energy left.
Zaten dışarı çıkasım yok, hiç takatim kalmadı.
We need to stay at home, it is already late anyway.
Evde kalmamız lazım, zaten geç oldu.
nap
şekerleme
I am going to take a nap, I am already very tired anyway.
Şekerleme yapacağım, zaten çok yorgunum.
I wish I hadn't gone out, the weather is awful anyway.
Keşke dışarı çıkmasaydım, zaten hava berbat.
to unwind / to relax (loosen up)
gevşemek
I have no energy left anyway, I want to relax a little.
Zaten hiç takatim yok, biraz gevşemek istiyorum.
I am at home anyway, I am taking a nap and relaxing.
Zaten evdeyim, şekerleme yapıyorum ve gevşiyorum.