Usages of kenar
Patikanın kenarındaki küçük çiçekler yürüyüşümüze renk kattı.
The tiny flowers along the trail added color to our walk.
Kitap masanın kenarında.
The book is at the edge of the table.
Göl kenarında oturuyorum.
I am sitting by the lake.
Yürümekten yorulunca vadi kenarında durup manzarayı izledik.
When we got tired of walking, we stopped by the valley edge and watched the view.
Balkon kenarındaki renkli saksılarda yetişen çiçekler bahçeye ayrı bir canlılık katıyor.
The flowers grown in the colorful pots on the balcony add a lively touch to the garden.
Körfez kenarındaki rıhtımda sabah koşusu yapmayı seviyorum.
I enjoy jogging in the morning on the quay by the gulf.
Martılar göl kenarındaki kayalıklardan havalanıyor.
Seagulls are taking off from the rocks by the lakeside.
Ormandaki patikanın kenarında gizlenmiş bir tuzak vardı.
There was a trap hidden on the edge of the forest trail.
Uzatma kablosu yoksa, lütfen cihazı pencere kenarına taşıyalım.
If there is no extension cord, please let’s move the device next to the window.
Cetvelin kenarına biraz yapıştırıcı bulaşmış; ataşı çıkarırken fark ettim.
A little glue had gotten onto the edge of the ruler; I noticed it while removing the paper clip.
Yazın göl kenarında kamp yaptık.
We camped by the lake in summer.
Ahşap kaplama kenardan ayrılmış.
The wood veneer has separated at the edge.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.