Usages of stratejik
Yönetim, yeni stratejik kararlarla esnekliği artırmayı hedefliyor.
The management aims to increase flexibility with new strategic decisions.
Arkadaşlar, müzik dinlerken hem uyum içinde hem de stratejik olarak sohbet ediyorlar.
Friends converse both in harmony and strategically while listening to music.
Döviz piyasasında stratejik adımlar attık.
We took strategic steps in the foreign exchange market.
Stratejik planlama, şirketin büyümesine yardımcı olur.
Strategic planning helps the company’s growth.
Arkadaşlarım, proaktif davranıp öngörülebilirliklerini artırmak için stratejik toplantılar düzenliyor.
My friends are organizing strategic meetings to act proactively and increase their predictability.
Ekspresif ve proaktif yaklaşımlarla, ekip stratejik hedeflerine daha kolay ulaşabiliyor, bu da rekabetçi pazarda belirgin bir avantaj sağlıyor.
With expressive and proactive approaches, the team can more easily reach its strategic goals, which gives a clear advantage in the competitive market.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.