Usages of ilerlemek
Sen kendine dikkat edersen daha hızlı ilerlersin, yoksa yanlış kararlar alabilirsin.
If you pay attention to yourself, you will progress faster; otherwise, you might make bad decisions.
Ben yavaşça ilerliyorum.
I am progressing slowly.
Bu romanda duygular net değil, olaylar bazen karışık biçimde ilerliyor.
In this novel, the emotions are not clear; events sometimes progress in a complicated way.
Bazı insanlar sanatsal becerileri sayesinde hızla ilerliyor, çünkü yaratıcılık önemli bir avantaj.
Some people progress quickly thanks to their artistic skills, because creativity is an important advantage.
Ülkemizde kalkınma için altyapı projeleri hızla ilerliyor.
Infrastructure projects are progressing rapidly for the country’s development.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.