Usages of çalmak
Piyano çalmak büyük bir yetenek gerektirir, her gün düzenli pratik yapmak gerekir.
Playing the piano requires a great talent; it’s necessary to practice regularly every day.
Ben piyano çalıyorum.
I am playing the piano.
Ben çalgı çalıyorum.
I am playing an instrument.
Müzisyen piyano çalıyor.
The musician is playing the piano.
Enerjik ritmde çalan müzik, spor salonunun atmosferini canlandırdı.
The music playing energetically enlivened the atmosphere of the gym.
Kardeşim kemanı çaldı.
My sibling played the violin.
Radyoda çalan melodi, beni huzura boğdu.
The melody played on the radio filled me with peace.
Ofiste çalan melodi, çalışma ortamını sakinleştiriyor.
The melody playing in the office calms the work environment.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.