Elon.io logoELON.IO

Turkish

ben

View all Turkish lessons View all Turkish vocabulary
Wordben
MeaningI
Part of speechpronoun
Pronunciation

Elon.io is an online language learning platform

We have tons of lessons teaching grammar and vocabulary.

Usages of ben

I am a person.(Ben) (bir) kişiyim.
I am big.(Ben) büyüğüm.
I am selling coffee.(Ben) kahve satıyorum.
I am saying yes.(Ben) evet diyorum.
I am learning Turkish.Ben Türkçe öğreniyorum.
Am I a child?(Ben) (bir) çocuk muyum?
I am not at the hotel.(Ben) otelde değilim.
Hello. I am Yusuf.Merhaba. Ben Yusuf.
I am also pleased to meet you.Ben de memnun oldum.
I am also studying at the university.Ben de üniversitede okuyorum.
Well, I am going, okay?Peki, ben gidiyorum, tamam mı?
I love you.(Ben) seni seviyorum.
I have no money.Bende para yok.
I love you tooSEN.Ben de seni seviyorum.
my, minebenim
to mebana
I am sitting between the trees.(Ben) ağaçların arasında oturuyorum.
I am living outside of Turkey.(Ben) Türkiye'nin dışında oturuyorum.
I am coming insideNOUN.(Ben) içeriye geliyorum.
I am coming insideADVERB.(Ben) içeri geliyorum.
I am going outsideNOUN.(Ben) dışarıya çıkıyorum.

As a phrase, 'to go outside' is translated to Turkish as "dışarı çıkmak".

I am going outsideADVERB.(Ben) dışarı çıkıyorum.

As a phrase, 'to go outside' is translated to Turkish as "dışarı çıkmak".

I am coming home from school.(Ben) okuldan eve geliyorum.
I am going out of the house.(Ben) evden çıkıyorum.
I am afraid of cats.(Ben) kedilerden korkuyorum.
I usually have breakfast before work.(Ben) genellikle işten önce kahvaltı yapıyorum.
I am putting on my T-shirt.Tişörtümü giyiyorum.
I am putting on a skirt.(Bir) etek giyiyorum.
I am getting dressed.Giyiniyorum.
I don't understand that.(Ben) onu anlamıyorum.
I don't believe this.(Ben) buna inanmıyorum.
I want half a (loaf of) bread.(Ben) yarım ekmek istiyorum.
I want one and a half (loaves of) bread.(Ben) bir buçuk ekmek istiyorum.
I want two and a half (loaves of) bread.(Ben) iki buçuk ekmek istiyorum.
I am a bit sick.(Ben) biraz hastayım.
On Wednesday I am working.Çarşamba günü çalışıyorum.
I did that.Ben onu yaptım.
Did you understand me?(Siz) beni anladınız mı?
I am coming by bicycle.(Ben) bisikletle geliyorum.
I am going by metro.(Ben) metroyla gidiyorum.
I had breakfast with my family.(Ben) (benim) ailemle kahvaltı yaptım.
I played chess with Mustafa.(Ben) Mustafa'yla satranç oynadım.
Are you coming with me?(Sen) benimle geliyor musun?
I want to come with you.(Ben) sizinle gelmek istiyorum.
I want coffee without sugar.(Ben) şekersiz kahve istiyorum.
I want plain coffeeWITHOUT SUGAR AND MILK(Ben) sade kahve istiyorum.
I don't want this tasteless shit.(Ben) bu lezzetsiz boku istemiyorum.
I am an AmericanBen (bir) Amerikalıyım.
I am eight years old.(Ben) sekiz yaşındayım.
Today I've played chess for the first time.Bugün (ben) ilk kez satranç oynadım.
I was very fat.(Ben) çok şişmandım.
Was I a naughty child?(Ben) yaramaz (bir) çocuk muydum?
You are more beautiful than I.(Sen) benden (daha) güzelsin.
I am olderB than him.(Ben) ondan (daha) büyüğüm.
I want the biggest one.(Ben) en büyüğünü istiyorum.
I will not come.(Ben) gelmeyeceğim.
Will I die?(Ben) ölecek miyim?
Will you call me tonight?(Sen) bu akşam beni arayacak mısın?
I am cooking food.(Ben) yemek pişiriyorum.
I love learning Turkish.(Ben) Türkçe öğrenmeyi seviyorum.
I am afraid of flying.(Ben) uçmaktan korkuyorum.
I am trying to learn Turkish.(Ben) Türkçe öğrenmeye çalışıyorum.
I want to try something new.(Ben) yeni bir şey denemek istiyorum.
It is tomorrow that I want to swim.(Ben) yüzmeyi yarın istiyorum.
I hate speaking Turkish(Ben) Türkçe konuşmaktan nefret ediyorum.
Shall I open the chest?Sandığı açayım mı?
Let me look.Bakayım.
Please, let me pay.Lütfen, ben ödeyeyim.
Shall I wear the red dress?Kırmızı elbiseyi giyeyim mi?
Listen to me carefully.Beni dikkatlice dinle.
according to me, in my opinionbence
I was late for work.(Ben) işe geç kaldım.
Tomorrow I will get up early.(Ben) yarın erken kalkacağım.
Unfortunately I am too old.Maalesef (ben) çok yaşlıyım.
I am going there alone.(Ben) oraya yalnız gidiyorum.
I rarely drink beer.(Ben) nadiren bira içiyorum.
You almost killed me.(Sen) beni neredeyse öldürdün.
I live by myself.(Ben) tek başıma yaşıyorum.
I have the same one.Aynısı bende var.
You always find me.Beni hep bulursunuz.
Won't you spend the night in my place?Gece bende kalmaz mısın?
selfishbencil
May I get a cup of coffee please?(Ben) bir fincan kahve alabilir miyim lütfen?
You will never be able to hate me.Benden hiçbir zaman nefret edemeyeceksin.
The owner of this shop knows me.Bu dükkanın sahibi beni tanır.
I'll do it.Ben onu yaparım.
If I kill your elder brother, will you love me?Abini öldürsem beni sevecek misin?
If I am dying, cure me!Ölüyorsam beni tedavi edin!
The letter in your hand was written by me.Elinizdeki mektup benim tarafımdan yazıldı.
When I was little, chips were only one lira.Ben küçükken cips sadece bir liraydı.
While my girlfriend cooks, I will watch TV.Kızarkadaşım yemek yaparken ben televizyon izleyeceğim.
I know that Kamil (in his life) never made love.Ben biliyorum ki Kamil hayatında hiç sevişmedi.
In English when we make sentences with never or ever, it automatically refers to the subject's total experience. Like when we say "John never kissed." It automatically means that John has never touched lips with another person in his entire life. But in Turkish, when we say "John hiç öpüşmedi.", it sounds as if the sentence did not end yet, as if it would continue with something like "at the party" or "on that boat-trip". So we put "hayatında" (in his/her life) to emphasize this point. Additionally, depending on the subject, it would conjugate as "hayatımda, hayatında, hayatında, hayatımızda, hayatınızda, hayatlarında".
I won't get involved in your secret and hidden matters.Ben senin gizli saklı meselelerine karışmayacağım.
I have to do my job, otherwise Erik will fire me.İşimi yapmak zorundayım yoksa Erik beni kovar.
They have to kill me.Beni öldürmeye mecburlar.
first name basissenli benli
I broke the glass which fell just now.Demin düşen bardağı ben kırdım.
Furkan whose sister got married/is going to get married, called me.Ablası evlenen Furkan beni aradı.
The girl that I love doesn't love me.Sevdiğim kız beni sevmiyor.
I won't go to that concert without you guys.Sizsiz gitmem ben o konsere.
When the doorbell rings, I will open (the door).Kapı çaldığında ben açarım.
It was cool when I went to bed.Ben yattığımda hava serindi.
If your friend is a lawyer can s/he call me please?Arkadaşınız avukatsa beni arayabilir mi lütfen?

Elon.io is an online language learning platform

We have tons of lessons teaching grammar and vocabulary.