WordyetkilendirmekMeaningto authorizePart of speechverbPronunciationCourseTurkishLessonRepresentation and formal purpose (adına)Usages of yetkilendirmekMeclisin bizi oybirliğiyle yetkilendirdiğini biliyoruz.We know that the assembly authorized us unanimously.Sivil halkı korumak adına polisi yetkilendirdiler.