WordzımbalamakMeaningto staplePart of speechverbPronunciationCourseTurkishLessonConsisting of an action (-mAKtAn ibaret)Usages of zımbalamakHer ne kadar maaşı iyi olsa da, vazifesi kâğıt zımbalamaktan ibarettir.Even though its salary is good, his duty consists of stapling paper.Onun işi, faturaları zımbalamaktan ve dosyaları ciltlemekten ibaretmiş.