Usages of hatta
O vizyoner bir mühendisti, hatta bir dâhiydi.
He was a visionary engineer, in fact, he was a genius.
Onun bilime büyük bir katkısı var, hatta gençlere ilham veriyor.
She has a great contribution to science, in fact, she inspires young people.
O çok saygın bir doktor, hatta harika buluşları var.
He is a very prestigious doctor, in fact, he has wonderful discoveries.
O bir öncü, hatta bir kahraman olarak görülüyor.
He is seen as a pioneer, in fact, as a hero.
Bu saygın yazarın sanata büyük katkıları var, hatta ödüller aldı.
This respected author has great contributions to art, in fact, he has won awards.
Araştırma yapıyorken vizyonerdi, hatta tam bir öncüydü.
While she was doing research, she was a visionary, in fact, an absolute pioneer.
Bu cihazların birçok yeni işlevi var, hatta artık vazgeçilmez oldular.
These devices have many new functions, in fact they have now become indispensable.
İhracat geçen yıl artacaktı. Hatta büyük bir yükseliş bekliyorduk.
Exports were going to increase last year. In fact, we were expecting a big rise.
Hatta düşmanımı bile hiç aşağılar mıyım?
Would I ever humiliate even my enemy?
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.