WordyetişkinMeaningadultPart of speechnounPronunciationCourseTurkishLessonExternal obligation (-mak zorunda)Usages of yetişkinKüçük çocuklar yetişkin gözetiminde olmak zorunda.Small children have to be under adult supervision.Bebekler atlıkarıncaya yetişkin gözetiminde binmek zorunda.