Usages of hastalık
Hastalıktan ötürü evde kaldı.
Due to illness, he stayed at home.
Hastalık geçerli bir mazeret mi?
Is illness a valid excuse?
Hastalığına rağmen akşam yemeği hazırlıyor.
Despite her illness, she is preparing dinner.
Açlık, bir hastalık kadar tehlikeli olurdu.
Hunger would be as dangerous as a disease.
Hastalık daha beter olacaktı, iyi ki doktora gittim.
The illness was going to be worse, fortunately I went to the doctor.
Hastalıktan dolayı çok bitkin ve solgun görünüyor.
He looks very exhausted and pale due to the illness.
Bu hastalık burada çok yaygın.
This disease is very widespread here.
Kirli havayı soluması, akciğer hastalıklarının artmasına yol açtı.
His inhaling dirty air led to lung diseases increasing.
Hastalığı kabullenmezsen vücut direncin düşer.
If you do not accept the illness, your body resistance drops.
Onun çarpıntısı hastalıktan değil, coşkudan.
Her palpitations are not from illness, but from enthusiasm.
Hastalığın bulaşıcı olduğunu öğrendik.
We learned that the disease is contagious.
Bu hastalık öldürücüydü.
This disease was deadly.
Hastalığına deva bulasın.
May you find a remedy for your illness.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.