Usages of fırın
Kadın fırından ekmek alıyor.
The woman is buying bread from the bakery.
Şimdi fırından çıkıyorum.
I am coming out of the bakery now.
Fırın cumartesi kapalı değil.
The bakery is not closed on Saturday.
Et fırında çok yavaş pişer.
The meat cooks very slowly in the oven.
Fırın çok sıcak, et yanar.
The oven is very hot, the meat burns.
Kötü fırında pasta yanar.
In a bad oven, the cake burns.
Fırından un alıyorum.
I am buying flour from the bakery.
Eskiden burada bir fırın vardı.
In the old days, there was a bakery here.
Her sabah fırından simit alıyorum.
Every morning I buy a simit from the bakery.
Fırından taze börek aldık.
We bought fresh börek from the bakery.
Mangal yapamayacağız, bari fırında pizza pişirelim.
We won't be able to have a barbecue, we might as well bake pizza in the oven.
Yeni çırak, iyi bir yevmiye ile sadece bir aylığına fırında çalışacak.
The new apprentice will work in the bakery for only a month with a good daily wage.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.