| Question | Answer |
|---|---|
| nature | doğa |
| I love taking nature photos a lot. | Doğa fotoğrafı çekmeyi çok seviyorum. |
| camp | kamp |
| to camp | kamp yapmak |
| My friends like camping in the forest. | Arkadaşlarım ormanda kamp yapmayı seviyor. |
| to climb | tırmanmak |
| The children like climbing trees. | Çocuklar ağaçlara tırmanmayı seviyor. |
| to prefer | tercih etmek |
| I prefer climbing to high places. | Yüksek yerlere tırmanmayı tercih ediyorum. |
| We prefer camping with our friends. | Arkadaşlarımızla kamp yapmayı tercih ediyoruz. |
| to dive | dalmak |
| My mother likes swimming and diving in the sea a lot. | Annem denizde yüzmeyi ve dalmayı çok seviyor. |
| to sunbathe | güneşlenmek |
| picnic | piknik |
| Do you like sunbathing and having a picnic? | Güneşlenmeyi ve piknik yapmayı seviyor musun? |
| to catch / to hold | tutmak |
| view (physical) / scenery | manzara |
| He likes catching fish and watching the view. | O balık tutmayı ve manzarayı izlemeyi seviyor. |
| to drive / to ride | sürmek |
| I don't like riding a bike at night. | Gece bisiklet sürmeyi sevmiyorum. |
| We prefer walking in the park and resting. | Parkta yürümeyi ve dinlenmeyi tercih ediyoruz. |
| They like both sunbathing and catching fish. | Onlar hem güneşlenmeyi hem de balık tutmayı seviyorlar. |
| Does your brother like diving? | Kardeşin dalmayı seviyor mu? |
| I like having a picnic in nature. | Doğada piknik yapmayı seviyorum. |
| I prefer watching the scenery and riding a bicycle. | Manzarayı izlemeyi ve bisiklet sürmeyi tercih ediyorum. |
| enjoyment, pleasure | keyif |
| A walk in nature is a great pleasure. | Doğada yürüyüş büyük bir keyif. |
| This view gives me pleasure. | Bu manzara bana keyif veriyor. |
Your questions are stored by us to improve Elon.io
