| Question | Answer |
|---|---|
excessively | aşırı |
to praise | övmek |
The boss praised you excessively. | Patron seni aşırı övdü. |
to boast | övünmek |
I am extremely successful, but I will not boast. | Aşırı başarılıyım ama övünmeyeceğim. |
to take offense | alınmak |
He boasts constantly, so my friend is taking offense. | Sürekli övünüyor, bu yüzden arkadaşım alınıyor. |
to grumble | söylenmek |
Nobody praised him, for this reason he is grumbling. | Kimse onu övmedi, bunun için söyleniyor. |
You take offense at everything and grumble. | Her şeye alınıyorsun ve söyleniyorsun. |
pride | gurur |
to feel ashamed | utanmak |
She was ashamed of her husband's pride. | Kocasının gururundan utandı. |
to hide oneself | saklanmak |
They are ashamed of the guests, so they are hiding behind the door. | Misafirlerden utanıyorlar, bu yüzden kapının arkasında saklanıyorlar. |
Children, please hide in the garden! | Çocuklar, lütfen bahçede saklanın! |
to wash oneself | yıkanmak |
to comb oneself | taranmak |
They washed and combed their hair quickly in the bathroom. | Banyoda çabuk yıkandılar ve tarandılar. |
You must wash and comb your hair every morning. | Her sabah yıkanmalısın ve taranmalısın. |
You are excessively tired, you need to sleep. | Aşırı yorgunsun, uyuman lazım. |
The manager praised the team with pride. | Müdür takımı gururla övdü. |
If he takes offense, he grumbles. | Alınırsa söylenir. |
Your questions are stored by us to improve Elon.io