Naming and labeling (diye bir)

QuestionAnswer
called / named
diye
unusual / extraordinary (unconventional, out of the ordinary)
sıra dışı
Yesterday I listened to a band called 'Gölge', it had an unusual style.
Dün 'Gölge' diye bir grup dinledim, sıra dışı bir tarzı vardı.
guitarist
gitarist
acoustic
akustik
A guitarist called 'Deniz' gave an acoustic concert.
'Deniz' diye bir gitarist akustik bir konser verdi.
amateur
amatör
Yesterday we listened to a singer called 'Rüzgâr', his voice was very amateur.
Dün 'Rüzgâr' diye bir şarkıcı dinledik, sesi çok amatördü.
relaxing
dinlendirici
Since I discovered a song called 'Uyku', I only listen to relaxing music.
'Uyku' diye bir şarkı keşfettiğimden beri sadece dinlendirici müzik dinliyorum.
fame
şöhret
A guitarist called 'Can' had played here before gaining fame.
'Can' diye bir gitarist şöhret kazanmadan önce burada çalmıştı.
melody
melodi
vocal / vocalist
vokal
There is an unusual band called "Melodi", its acoustic vocal is very relaxing.
"Melodi" diye sıra dışı bir grup var, akustik vokali çok dinlendirici.
rhythmic
ritmik
nostalgic
nostaljik
There is a nostalgic song called "Ritmik", I always listen to it.
"Ritmik" diye nostaljik bir şarkı var, ben hep dinliyorum.
A melody called Winter is very rhythmic and nostalgic.
Kış diye bir melodi çok ritmik ve nostaljik.
A vocal named Umut wants fame but is very amateur.
Umut diye bir vokal şöhret istiyor ama çok amatör.
There is an unusual band called Melodi.
Melodi diye sıra dışı bir grup var.
to announce, to declare
ilan etmek
The company announced the new product.
Şirket yeni ürünü ilan etti.
They will announce the results tomorrow.
Sonuçları yarın ilan edecekler.

Contributors