Usages of gözlemlemek
Dağ zirvesine tırmanarak rüzgarın şiddetini gözlemledik.
By climbing the mountain, we observed the intensity of the wind.
Bilim insanları uzayda hareketi gözlemleyerek yeni bilgiler edindi.
Scientists obtained new information by observing movements in space.
Parkta otururken kuşları dikkatle gözlemledim.
While sitting in the park, I carefully observed the birds.
Gökyüzünü gözlemlemek için akşamüstü balkonuma çıktım.
I went out to my balcony in the evening to observe the sky.
Akşam vakti, yıldızları gözlemlemek için balkona çıktım.
In the evening, I went out on the balcony to observe the stars.
Akşam vakti balkonda oturup, sessizliği ve yıldızların güzelliğini gözlemlemek keyif vericiydi.
It was delightful to sit on the balcony in the evening, observe the silence, and admire the beauty of the stars.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.