Usages of emanet etmek
Şirket müdürü dün şehir dışına çıktı, ofisteki işleri sekretere emanet etti.
(English: “The company manager left the city yesterday and entrusted the office tasks to the secretary.”)
Ben yeni kitabı arkadaşıma emanet ediyorum.
I am entrusting the new book to my friend.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.