Usages of sağlamak
Toplantıda bir uzman, bilimsel verilerle katkı sağladı.
In the meeting, an expert contributed with scientific data.
Şirket hem ithalat hem de ihracat yapıyor; ihracat ülkemizin kalkınmasına, ithalat ise ürün çeşitliliğine katkı sağlıyor.
The company both imports and exports; export contributes to our country’s development, while import enhances product variety.
Çocuklara şefkatle yaklaşan annem, onların gelişimine katkı sağlıyor.
My mother, who treats her children with compassion, contributes to their development.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.