Usages of hem de
Kıyı boyunca yürümek hem sakin hem de rahatlatıcıdır.
Walking along the coast is both calm and relaxing.
Bu mağazada hem zengin koleksiyonlar hem de uygun fiyatlar bulunuyor.
In this store, there are both rich collections and reasonable prices.
Bu dilde bolca pratik yaparsan, senin yazdığın cümleler hem doğal hem de kolay anlaşılır hale gelir.
If you practice this language a lot, the sentences that you write become both natural and easy to understand.
Arkadaşlar, müzik dinlerken hem uyum içinde hem de stratejik olarak sohbet ediyorlar.
Friends converse both in harmony and strategically while listening to music.
Şirket hem ithalat hem de ihracat yapıyor; ihracat ülkemizin kalkınmasına, ithalat ise ürün çeşitliliğine katkı sağlıyor.
The company both imports and exports; export contributes to our country’s development, while import enhances product variety.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.
Your questions are stored by us to improve Elon.io
You've reached your AI usage limit
Sign up to increase your limit.