Usages of geçirmek
Arkadaşımla kütüphanede zaman geçirmek, hem eğlenceli hem de eğitici.
Spending time at the library with my friend is both fun and educational.
Hafta sonu şehir dışında zaman geçirmek istiyorum, böylece yenilenmiş hissedeceğim.
I want to spend time outside the city on the weekend, so I’ll feel renewed.
Bahçede oturarak huzurlu saatler geçiriyorum.
By sitting in the garden, I spend peaceful hours.
Meraklı çocuklar, kütüphanede uzun saatler geçirir.
Curious children spend long hours in the library.
Yalnız bir hafta sonu geçirirken, bazen münzevi kalmanın tadını çıkarırım.
Sometimes, while spending a solitary weekend, I enjoy the pleasure of being reclusive.
Ben ve arkadaşım, her hafta sonu parkta piknik yapıp, birlikte geçirdiğimiz zamanı çok kıymetli görüyoruz.
My friend and I value the time we spend together greatly when we have a picnic in the park every weekend.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.