Usages of sürekli
Bu kitabın anlamı çok derin, okurken dikkatimi sürekli çekiyor.
The meaning of this book is very deep; it constantly draws my attention while reading.
Ben sürekli kitap okuyorum.
I am constantly reading a book.
Sabah yolda gördüğün kişi, babamın sürekli alışveriş yaptığı marketin sahibiydi.
The person you saw on the street this morning was the owner of the market my father constantly shops at.
Doğa, mevsimler geçerek sürekli dönüşüm gösterir.
Nature constantly shows transformation as the seasons change.
Öğrenciler, mükemmelliği yakalamak adına sürekli pratik yapıyor.
Students constantly practice in order to achieve excellence.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.