Rastladığı bir sonraki nöbetçi, koyu renk, uzun bir pelerin giymiş, kısa, tıknaz bir adam, sırtını kalın dallı bir meşeye vermiş, başını göğsüne eğmişti.The next guard he came across, a short, stocky man wearing a dark coloured long cloak standing his back against a thick branched oak tree, bending his head onto his chest.