WordavlanmakMeaningto huntPart of speechverbPronunciationCourseTurkishLessonCouldn't have (-amazdı / -emezdi)Usages of avlanmakKayaların arasında avlanmak giderek daha zor oluyordu.Hunting among the rocks was becoming increasingly more difficult.Pusu kurmadığımız için avlanamazdık.Because we didn't set an ambush, we couldn't have hunted.