WordkaynaklanmakMeaningto stem from / to originatePart of speechverbPronunciationCourseTurkishLessonEmphatic relative clauses (asıl... olan)Usages of kaynaklanmakAsıl tehlikeli olan şey bu yanılgıdan kaynaklanıyor.The truly dangerous thing stems from this misconception.Asıl eksik olan unsur kötü bir açıdan kaynaklanıyor.The truly missing element stems from a bad perspective.