Usages of kulak
Kulaklarım soğuk.
My ears are cold.
Bebeğin kulakları çok küçük.
The baby's ears are very small.
Monologda kulaklarım çınladı ve düşecek gibi oldum.
My ears rang, and I felt like I was going to fall during the monologue.
Stresten soğuk terler döküyorum ve kulaklarım çınlıyor.
I am breaking into a cold sweat from stress, and my ears are ringing.
Söylentilerin kulaktan kulağa yayılacağını biliyorduk.
We knew that the rumors would spread by word of mouth.
Gece çok gürültülü olursa diye çantaya kulak tıkacı koydum.
I put earplugs in the bag in case it gets very noisy at night.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.