Usages of karşılaşmak
Hayatımda hiç ünlü bir oyuncuyla karşılaşmadım.
I have never encountered a famous actor in my life.
Daha önce hiç senin gibi biriyle karşılaşmadık.
We have never encountered someone like you before.
Onlar kuliste tesadüfen karşılaşmış olmalı.
They must have encountered each other by chance backstage.
Güya ormanda bir canavarla karşılaşmışmış.
He claims to have encountered a monster in the forest, yeah right.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.