Usages of belki
Ben sana yarın biraz tuz göndereceğim, belki denemek istersin.
I will send you some salt tomorrow; maybe you want to try it.
Belki ben bahçede yemek yapıyorum.
Maybe I am cooking in the garden.
Sabah bir şey yemediğim için midem hafif ağrıyor, belki biraz yemek yesem iyi olur.
Because I haven’t eaten anything this morning, my stomach hurts a little; maybe I should eat something.
Bu sabah kardeşim huysuz uyandı, belki gece iyi uyuyamadı.
My sibling woke up grumpy this morning; maybe he hasn’t slept well.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.