Usages of alan
Şehirde futbol oynamak bazen pahalı olabilir, çünkü alan kiralanıyor.
Playing football in the city can sometimes be expensive because the field is being rented.
Ben bu alanı kiralamayacağım, çünkü parkta oynamak ücretsiz.
I will not rent this field because playing in the park is free.
Sanat insanların duygularını özgürce yansıtabilmesi için eşsiz bir alandır.
Art is a unique field for people to freely reflect their emotions.
Ben alanımda uzmanlaşmak istiyorum; bu yüzden her gün yeni şeyler öğreniyorum.
I want to specialize in my field; that is why I learn new things every day.
Üniversiteden mezun olan arkadaşım, teknoloji alanında uzmanlaşmış ve şefkatli bir yaklaşımla toplumsal hizmette bulunuyor.
My friend, who graduated from university, has specialized in technology and participates in community service with a compassionate approach.
Elon.io is an online learning platform
We have an entire course teaching Turkish grammar and vocabulary.