087

Chapter 1- Boş bir yol - zzc

QuestionAnswer
shoulder
omuz
his shoulder
omzu
He looked over his shoulder.
Omzunun üzerinden baktı.
to blink (one's eyes)
gözlerini kırpıştırmak
He looked over his shoulder... and blinked.
Omzunun üzerinden baktı ... ve gözlerini kırpıştırdı.
down the road
yolun aşağısında
twenty
yirmi
step / pace
adım
twenty steps
yirmi adım
far / distant
uzak
away / at a distance
uzakta
twenty steps away
yirmi adım uzakta
a cloaked man
pelerinli bir adam
to follow
takip etmek
A cloaked man was following them.
Pelerinli bir adam onları takip ediyordu.
on horseback
at sırtında
a cloaked man on horseback
pelerinli bir adam at sırtında
Down the road, twenty steps away, a cloaked man on horseback was following them.
Yolun aşağısında, yirmi adım uzakta pelerinli bir adam at sırtında onları takip ediyordu.
both... and...
hem... hem ...
rider
atlı
both horse and horseman
hem at, hem de atlı
It was black.
Siyahtı.
Both horse and rider were black.
Hem at, hem de atlı siyahtı.
mat / dull
mat
without shine / dull / ungleaming / mat
parıltısız
Both horse and rider were black, dill and ungleaming.
Hem at, hem de atlı siyah, mat ve parıltısızdı.
Down the road, twenty steps away, a cloaked man on horseback was following them; both horse and rider were black, dill and ungleaming.
Yolun aşağısında, yirmi adım uzakta pelerinli bir adam at sırtında onları takip ediyordu; hem at, hem de atlı siyah, mat ve parıltısızdı.