| arm | kol |
| his arms | kollarını |
| to rub | ovalamak |
| in order to rub his arms | kollarını ovalamak için |
| to slide / shift | kaydırmak |
| he shifted his bow | yayını kaydırdı |
| He shifted his bow in order to rub his arms | Kollarını ovalamak için yayını kaydırdı. |
| (day)dream / imagination/ illusion | hayal |
| kapılmak | to be carried away |
| to not get carried away by dreams | hayallere kapılmamak |
| to himself | kendi kendine |
| He told himself. / He said to himself. | Kendi kendine söyledi. |
| He told himself not to get carried away by imaginations. | Kendi kendine hayallere kapılmamasını söyledi. |
| He shifted his bow in order to rub his arms and told himself not to get carried away by imaginations. | Kollarını ovalamak için yayını kaydırdı ve kendi kendine hayallere kapılmamasını söyledi. |