Birinci bölüm - Çengel j

QuestionAnswer
glove /gantlet
eldiven
gloved
eldivenli
a steel gloved hand
çelik eldivenli el
to lean against + dat. /recline on (d)
dayamak
sword
kılıç
he leaned his hand on his sword
elini kılıcına dayadı
He leaned his steel gloved hand on his sword.
Çelik eldivenli elini kılıcına dayadı.
sheath /scabbard
kın
his sword in its scabbard
kınının içindeki kılıcı
He leaned his steel gloved hand on his sword in its scabbard.
Çelik eldivenli elini kınının içindeki kılıcına dayadı.
guard (n)
nöbetçi
to supervise /control/inspect
denetlemek
to inspect the guards
nöbetçileri denetlemek
to continue
devam etmek
He continued to inspect the guards.
nöbetçileri denetlemeye devam etti
cloak
pelerin
Very nice. You have learned hundred and thirty words.
Çok güzel. Yüz otuz tane kelime öğrendin.
to wrap oneself up(s)
sarınmak
He wrapped (himself) into his cloak
pelerinine sarındı
snow
kar
in the snow
karın içinde
calves (leg) /Waden/Unterschenkel
baldır
thigh /Oberschenkel
uyluk
'coming' (>reaching) until the calves
baldırlarına kadar gelen
in the snow coming up til the calves
baldırlarına kadar gelen karın içinde
He wrapped his cloak around and continued in calf-deep snow to inspect the guards.
pelerinine sarındı ve baldırlarına kadar gelen karın içinde, nöbetçileri denetlemeye devam etti.
He leaned his steel gloved hand on his sword in its scabbard, he wrapped his cloak around and continued in calf-deep snow to inspect the guards.
Çelik eldivenli elini kınının içindeki kılıcına dayadı, pelerinine sarındı ve baldırlarına kadar gelen karın içinde nöbetçileri denetlemeye devam etti.