| glove /gantlet | eldiven |
| gloved | eldivenli |
| a steel gloved hand | çelik eldivenli el |
| to lean against + dat. /recline on (d) | dayamak |
| sword | kılıç |
| he leaned his hand on his sword | elini kılıcına dayadı |
| He leaned his steel gloved hand on his sword. | Çelik eldivenli elini kılıcına dayadı. |
| sheath /scabbard | kın |
| his sword in its scabbard | kınının içindeki kılıcı |
| He leaned his steel gloved hand on his sword in its scabbard. | Çelik eldivenli elini kınının içindeki kılıcına dayadı. |
| guard (n) | nöbetçi |
| to supervise /control/inspect | denetlemek |
| to inspect the guards | nöbetçileri denetlemek |
| to continue | devam etmek |
| He continued to inspect the guards. | nöbetçileri denetlemeye devam etti |
| cloak | pelerin |
| Very nice. You have learned hundred and thirty words. | Çok güzel. Yüz otuz tane kelime öğrendin. |
| to wrap oneself up(s) | sarınmak |
| He wrapped (himself) into his cloak | pelerinine sarındı |
| snow | kar |
| in the snow | karın içinde |
| calves (leg) /Waden/Unterschenkel | baldır |
| thigh /Oberschenkel | uyluk |
| 'coming' (>reaching) until the calves | baldırlarına kadar gelen |
| in the snow coming up til the calves | baldırlarına kadar gelen karın içinde |
| He wrapped his cloak around and continued in calf-deep snow to inspect the guards. | pelerinine sarındı ve baldırlarına kadar gelen karın içinde, nöbetçileri denetlemeye devam etti. |
| He leaned his steel gloved hand on his sword in its scabbard, he wrapped his cloak around and continued in calf-deep snow to inspect the guards. | Çelik eldivenli elini kınının içindeki kılıcına dayadı, pelerinine sarındı ve baldırlarına kadar gelen karın içinde nöbetçileri denetlemeye devam etti. |