Unidad 3

QuestionAnswer
¿cuánto cuesta?
kaça?
total; en total
toplam
¿adónde?
nereye?
¿dónde?
nerede?
¿de dónde?
nereden?
¿Adónde vas?
Nereye gidiyorsun?
¿Dónde vives?
Nerede oturuyorsun?
Vivo en Londres.
Londra'da oturuyorum.
¿De dónde vienes?
Nereden geliyorsun?
Vengo de Esmirna.
İzmir'den geliyorum.
alfombras
halılar
alfombra
halı
ocupado
meşgul
ocupadísimo
yoğun
Da comida al gato.
Kediye yiyecek veriyor.
Vienen muchos clientes al mercado.
Markete çok müşteri geliyor.
Voy a la reunión.
Toplantıya gidiyorum.
Estamos charlando por teléfono.
Telefonda sohbet ediyoruz.
Estoy en el restaurante.
Restorandayım.
Está nadando en la piscina.
Havuzda yüzüyor.
¿Adónde llamas?
Nereye telefon ediyorsun?
¿Dónde está de vacaciones?
Nerede tatil yapıyor?
¿Adónde vamos?
Nereye gidiyoruz?
Llamo al hospital.
Hastaneye telefon ediyorum.
Está de vacaciones en Antalya.
Antalya'da tatil yapıyor.
¿Cuántos kilómetros hay de Ankara a Estambul?
Ankara'dan İstanbul'a kaç kilometre?
boda
düğün
piscina
havuz
reunión
toplantı
cliente
müşteri
hospital
hastane
¿cuántos?
kaç?
mercado; bazar; domingo
pazar
en mí
bende
en él
onda
yo también
ben de
él también
o da
camisa
gömlek
tienda
mağaza
color
renk
¿qué color?
ne renk?
verde
yeşil
beige
bej
azul
mavi
amarillo
sarı
esta vez
bu sefer
blanco
beyaz
fecha; historia
tarih
estación
mevsim
de hoy
bugünün
calentarse
ısınmak
nevar
kar yağmak
nieve
kar
¿Qué le pasa?
neyi var?
estar triste
üzülmek
cigarrillo
sigara
¿por qué?
niye?
gripe
grip
cabeza
baş
doler
ağrımak
toser
öksürmek
lo siento mucho
çok üzüldüm
cónyuge
su cónyuge
eşi
de permiso
izinli
medicina
ilaç
sacar dinero
para çekmek
volver
geri dönmek
me apetece
canım çekiyor
otro; diferente
başka
pasar por
uğramak
farmacia
eczane
banco
banka
llamar / dirigirse a alguien
seslenmek
eso es todo
o kadar
¿qué más?
başka?
vaso
bardak
malo, desagradable
fena
unidad; pieza
tane
despertarse
uyanmak
¿adónde?
nereye?
¿qué cosas?
neler?
¿quiénes?
kimler?
¿de quién?
kimin?
¿Cuántas semanas?
kaç hafta?
¿Cuándo?
ne zaman?
¿A qué hora?
saat kaçta?
¿Cuánto cuesta?
kaça?
¿Cuántas liras cuesta?
kaç lira?
¿Cuánto dinero cuesta?
kaç para?
¿Cuál?
hangi?
¿Cuál de ellos?
hangisi?
¿Cuántos?
kaç (tane)?
¿Con qué frecuencia?
ne sıklıkta?
¿Cuántas personas?
kaç kişi?
¿Cuántos años?
kaç sene?
¿Cuántos años tienes?
Kaç yaşındasın?
Tengo 32 años.
32 yaşındayım.
año (arab)
yıl
año (turk)
sene
persona (unidades individuales)
kişi
viejo
yaşlı
edad
yaş
sociable
arkadaş canlısı
agencia de publicidad
reklam ajansı
inteligente
zeki
alegría
neşe
igual / mismo
aynı
hablador
konuşkan
hábil
yetenekli
alegre
neşeli
diseño
tasarım
soltero
bekâr
alguien
birisi
diseñador gráfico
grafiker
publicidad
reklam
ingenioso
esprili
séptimo
yedinci
décimo
onuncu
nonagésimo segundo
doksan ikinci
¿Cuál en orden? / ¿En qué orden?
Kaçıncı?
¿Qué día del mes es hoy?
Bugün tarihi ne?
El tercer hombre.
Üçüncü adam.
¿En qué curso?
Kaçıncı sınıfta?
En segundo curso.
İkinci sınıfta.
¿Qué hora es?
Saat kaç?
Son las dos.
Saat iki.
Son las cuatro y media.
Saat dört buçuk.
Son las tres y cuarto.
Saat üç çeyrek geçiyor.
Son las ocho y cuarto.
Saat sekizi çeyrek geçiyor.
Son las siete y cinco.
Saat yediyi beş geçiyor.
Son las seis y diez.
Saat altıyı on geçiyor.
Son las siete menos cuarto.
Saat yediye çeyrek var.
Son las dos menos veinte.
Saat ikiye yirmi var.
Son las diez menos diez.
Saat ona on var.
La película empieza a las nueve menos cuarto.
Film saat dokuza çeyrek kala başlıyor.
La escuela termina a las tres y veinte.
Okul saat üçü yirmi geçe bitiyor.
La escuela termina a las dos.
Okul saat ikide bitiyor.
La película empieza a las nueve.
Film saat dokuzda başlıyor.
un sexto
altıda bir
dos séptimos
yedide iki
tres octavos
sekizde üç
dos décimos
onda iki
cincuenta por ciento de beneficio
yüzde elli kâr
setenta y cinco por ciento
yüzde yetmiş beş
cinco o diez personas
beş on kişi
tres o cinco días
üç beş gün
dos o tres días
iki üç gün
bastante
oldukça
agotador
yorucu
cansarse
yorulmak
turista
turist
partir (vehículo); moverse (persona)
hareket etmek
cola; turno; pupitre
sıra
vestido
elbise
impaciente
sabırsız
orgulloso
gururlu
descortés
kaba
educado
terbiyeli
amable
nazik
silencioso
sessiz
curioso
meraklı
torpe
sakar
ordenado; tidy
düzenli
desordenado
düzensiz
aburrido
sıkıcı
cruel
zalim
hablador
konuşkan
optimista
iyimser
pesimista
kötümser
contento
memnun
tímido
utangaç
extraño
garip
emocional
duygusal
loco
çılgın
afable
cana yakın
descarado
yüzsüz
triste
üzgün
sorprendente
şaşırtıcı
serio
ciddi
atractivo
çekici
enfadado
kızgın
nervioso (estresado)
gergin
nervioso (irritado)
sinirli
ingenuo
saf
arrogante
küstah
celoso
kıskanç
comprensivo
anlayışlı
agradable
hoş
humilde
alçak gönüllü
Voy a trabajar en coche
İşe arabayla gidiyorum.
Ali y Mehmet son amigos
Ali'yle Mehmet arkadaşlar
Ayşe va de compras con Nermin.
Ayşe Nermin ile alışverişe gidiyor.
Ali es amigo de Mehmet.
Ali Mehmet'le arkadaş.
¿Cómo vas al mercado?
Pazara neyle gidiyorsun?
Voy al mercado andando.
Pazara yürüyerek gidiyorum.
¿Con quién vas a la fiesta?
Partiye kimle gidiyorsun?
Voy a la fiesta con Gamze.
Partiye Gamze'yle gidiyorum.
bicicleta
bisiklet
ferri
vapur
llevarse bien, estar de acuerdo
anlaşmak
leña
odun
cortar
kesmek
hacha
balta
andando, a pie
yürüyerek
lunes
pazartesi
martes
salı
miércoles
çarşamba
jueves
perşembe
viernes
cuma
sábado
cumartesi
domingo
pazar
El lunes vamos de compras.
Pazartesi günü alışverişe gidiyoruz.
El miércoles no voy al trabajo.
Çarşamba işe gitmiyorum.
¿Qué haces el jueves?
Perşembe günü ne yapıyorsun?
¿Qué día es hoy?
Bugün günlerden ne?
Hoy es lunes.
Bugün pazartesi.
¿Cuál es la fecha de hoy?
Bugünün tarihi ne?
Hoy es 3 de noviembre de 2010.
Bugün 3 Kasım 2010.
enero
ocak
febrero
şubat
marzo
mart
abril
nisan
mayo
mayıs
junio
haziran
julio
temmuz
agosto
ağustos
septiembre
eylül
octubre
ekim
noviembre
kasım
diciembre
aralık
En julio vamos a Turquía.
Temmuzda Türkiye'ye gidiyoruz.
La escuela empieza en septiembre.
Eylülde okul başlıyor.
primavera
ilkbahar
verano
yaz
otoño
sonbahar
invierno
kış
en primavera
ilkbaharda
en verano
yazın
en otoño
sonbaharda
en invierno
kışın
Quiero acostarme pronto esta noche
Ben bu gece erken yatmak istiyorum.
Queremos ir a Estambul de vacaciones
Tatilde İstanbul'a gitmek istiyoruz.
¿Llueve mucho en Inglaterra?
İngiltere'de çok yağmur yağıyor mu?
¿Cuándo váis de vacaciones?
Tatile ne zaman gidiyorsunuz?
¿En qué vas al trabajo?
İşe neyle gidiyorsun?
¿A qué hora termina la película?
Film kaçta bitiyor?
¿Cuántas naranjas?
Kaç tane portakal?
¿Cuántos días se quedan los turistas?
Turistler kaç gün kalıyorlar?
¿Cuántas personas están esperando en la cola?
Sırada kaç kişi bekliyor?
¿Cuánto cuesta este vestido?
Bu elbise kaça?
¿Cuánto cuestan las bananas?
Muz kaça?
¿Cuántos cigarrillos fumas al día?
Günde kaç sigara içiyorsun?
cuanto esté en estambul iré a verte
İstanbul'da olduğum zaman seni görmeye geleceğim.