Turkish - vermek

Wordvermek
Meaningto give
Part of speechVERB - transitive, non-causative, VERB - dative, VERB - accusative
Pronunciation
CourseTurkish
LessonThe infinitive and the stem

Elon.io is an online learning platform

We have an entire course teaching grammar and vocabulary.

Start learning Turkish now

Usages of vermek

They are giving apples.Elma veriyorlar.
You are giving the present to Ayşe.Hediyeyi Ayşe'ye veriyorsun.
Please give me the pen.Kalemi bana verin lütfen.Kalemi bana verin lütfen.
They are giving apples.Onlar elma veriyor.
We give water to the dog everyday.Her gün köpeğe su veririz.
to voteoy vermek
to decidekarar vermek
taxvergi
Give us the ball!Topu bize verin!Topu bize verin!
I don't like the literature teacher who gives homework.Ödev veren edebiyat öğretmenini sevmem.
The teacher that we will give the letter toMektubu vereceğimiz öğretmen
The place in which I work gives good salary.Benim çalıştığım yer iyi maaş veriyor.
The teacher gave us thingies to do at home.Evde yapmamız için öğretmen bize şey verdi.Evde yapmamız için öğretmen bize şey verdi.
If my father gives me money, I am going to buy headphones.Babam bana para verirse kulaklık alacağım.
to take a break, to give timeoutmola vermek
If you didn't swear at the judge, maybe he wouldn't give you a punishment this heavy.Hakime küfür etmeseydin belki sana bu kadar ağır bir ceza vermezdi.
This month we will give you half-pay.Bu ay size yarım maaş vereceğiz.Bu ay size yarım maaş vereceğiz.

Elon.io is an online learning platform

We have an entire course teaching grammar and vocabulary.

Start learning Turkish now