Learn Turkish
gelmek

Translation & pronunciation

to come
gelmek
VERB - intransitive, non-passive; VERB - ablative; VERB - dative

Learn Turkish grammar, vocabulary and pronunciation in our Turkish lessons.

Learn Turkish now

Usages

I am coming home.
Eve geliyorum.
sentence
When are they coming?
(Onlar) ne zaman geliyorlar?
sentence
Kamil does not come home some nights.
Bazı akşamlar Kamil eve gelmez.
sentence
I am coming by bicycle.
(Ben) bisikletle geliyorum.
sentence
I am coming home.
Geliyorum eve.
sentence
Will you come by car?
(Siz) arabayla gelecek misiniz?
sentence
I am coming insideADVERB.
(Ben) içeri geliyorum.
sentence
The twelfth of May we are coming.
Mayısın on ikisinde geliyoruz.
sentence
They are coming tomorrow.
Yarın geliyorlar.
sentence
I am coming to youSEN immediately.
(Ben) hemen sana geliyorum.
sentence
[Lit.] We plan to come to those regions of yours in the summer.
Yazın sizin oralara gelmeyi planlıyoruz.
sentence
I mean I want to come, but maybe I won't. I don't know.
Yani gelmek istiyorum ama belki gelmem, bilmiyorum.
sentence
They are coming tomorrow.
Onlar yarın geliyor.
sentence
The wind is coming from the northeast.
Rüzgar kuzeydoğudan geliyor.
sentence
I come here often.
Buraya sık sık geliyorum.
sentence
All of us were impatiently expecting my dad to come home.
Hepimiz babamın eve gelmesini sabırsızlıkla bekliyorduk.
sentence
Apricots are coming from Malatya.
Kayısılar Malatya'dan geliyor.
sentence
My (paternal) aunt will come to visit us next week.
Halam sonraki hafta bize ziyarete gelecek.
sentence
This bus always comes late.
Bu otobüs hep geç gelir.
sentence
We will not come to the last class.
Son derse gelmeyeceğiz.
sentence
Do your homework after coming home from school.
Okuldan eve geldikten sonra ödevini yap.
sentence
If I come home too late my dad gets very angry.
Eve geç gelirsem babam çok kızıyor.
sentence
You haven't come.
(Sen) gelmedin.
sentence
Welcome. [Lit.] You came pleasantly.
Hoş geldin.
phrase
I am coming home from school.
(Ben) okuldan eve geliyorum.
sentence
Didn't you come with the bus?
(Sen) otobüsle gelmedin mi?
sentence
If my tooth hurts, I can't come to the match this evening.
Dişim ağrırsa akşamki maça gelemem.
sentence
Won't he come?
(O) gelmeyecek mi?
sentence
I might not come to the meeting that evening.
O akşam toplantıya gelmeyebilirim.
sentence
He came with his horse.
(O) (onun) atıyla geldi.
sentence
If I will be judged because of my clothes, I won't come to the party.
Kıyafetlerim yüzünden yargılanacaksam partiye gelmem.
sentence
If I liked Suzan, I would come to the party tomorrow.
Suzan'ı sevseydim yarınki partiye gelirdim.
sentence
Come.
Geliniz.
sentence
I am coming insideNOUN.
(Ben) içeriye geliyorum.
sentence
From where is it coming?
(O) nereden geliyor?
sentence
Are you coming with me?
(Sen) benimle geliyor musun?
sentence
I want to come with you.
(Ben) sizinle gelmek istiyorum.
sentence
If you are available my mother will come visit.
Müsaitseniz annem ziyarete gelecek.
sentence
If Kamil will come to the funeral we won't.
Cenazeye Kamil gelecekse biz gelmeyeceğiz.
sentence
Come please.
Gelin lütfen.
sentence
I've had enough! [Lit.] It came until this place of my body!
Burama kadar geldi!
sentence
If there's alcohol I will come.
Alkol varsa gelirim.
sentence
Aren't you coming?
Gelmiyor musun?
sentence
Come by my side.
(Benim) yanıma gel.
sentence
I will not come.
(Ben) gelmeyeceğim.
sentence
to developINTRANSITIVE
gelişmek
VERB - intransitive, non-passive
If you do your homework we can play soccer.
Ödevini yapsan futbol oynayabiliriz.
sentence
income
gelir
noun
Come.
Gel.
sentence
I will come after eating dinner.
Akşam yemeğini yedikten sonra geleceğim.
sentence
They are coming on August eight.
(Onlar) sekiz ağustosta geliyor(lar).
sentence
She is coming.
(O) geliyor.
sentence
How many of you came?
Ne kadarınız geldi?
sentence

Learn Turkish grammar, vocabulary and pronunciation in our Turkish lessons.

Start learning Turkish now